Güzel Günler Göreceğiz

Marifet bakmakta değil , Marifet bakıp da görmekte, duyup da söylemekte demişler.  Öyle zamanlar vardır ki insanoğlu bakar göremez, duyar söyleyemez. Kendi açımdan bakıp görmek, duyup söylemek, araştırıp yazmak adına kısa bir mola verdiğim yazılarıma , bundan böyle her hafta bu köşeden devam edeceğim. Kainatın yolcuları olarak farkındalığımızı arttırmaya yönelik hasbihallerimiz hoş görülür, hoş bulunur inşallah…

Güzel Günler Göreceğiz
20 Ekim 2020 - 16:36

Koronavirüs salgını nedeniyle zor günler geçirdiğimiz şu günlerde bollukta ve  dar zamanlarda,  Hz. Yusuf’un kıssası gibi, hatırlamamız gereken  bir olay vardır ki; geleceğe umutla bakmamıza vesile olur. Hz Yakup Aleyhisselâmın  gözünden esirgediği Hz.Yusuf  kardeşleri tarafından karanlık bir kuyuya atılarak ölüme terk edilir. Hz Yusuf kuyuya atıldıktan bir müddet sonra  kervancılar tarafından kurtarılıp Mısır’da köle pazarında yüksek bir fiyata Mısır Aziz’ine   satılır. Mısır Aziz’in eşi Züleyha’nın  iftirası sonucu zindana atılır. Hz Yusuf atıldığı zindanda kendisine rüyasını anlatan arkadaşına  suçsuz olduğunu ve serbest kalacağını müjdeler. Gün gelir Yusuf’un yaptığı yorum doğru çıkar ve  arkadaşı özgürlüğüne kavuşur.

Mısır Kralı rüyasında Nil’den çıkan 7 zayıf ineğin 7 besili ineği yediğini, 7 cılız başağın da 7 dolgun başağı yuttuğunu görünce,  tabirci arar.  Rüyaya aranan cevap bulunamayınca, zindandan kurtulan arkadaşı Yusuf’un meziyetlerinden bahseder.


Rüyâdaki 7 zayıf ineğin 7 besili ineği yemesinin yorumu sorulduğunda;  Yusuf 7 yıl bolluğun arkasından 7 yıl da kuraklık ve kıtlık olacağını, bu yüzden bolluk yıllarında elde edilen mahsulün bir kısmının sonraki yıllar için saklanması gerektiğini anlatır  krala. Bu tabiri duyan kral,  Yusuf’u Mısır’a kendinden sonraki en yetkili kişi olarak atar. Bolluk yıllarında yapılan hazırlıklar sayesinde kıtlık yılları kolay geçirilir.

Hz Yusuf kıssasının bize anlattığı odur ki; hayatın akışı hep bir doğrultuda  gitmez. Bazen mutlu bazen mutsuz bazen bolluk içinde yüzdüğümüz  bazen de darlıkla yüzleşmek zorunda olduğumuz günlerimiz olur. Yaşam döngüsü gerek milletler gerekse devletler için hep inişli çıkışlıdır. Hz. Yusuf kıssasının anlatıldığı Yusuf Sûresi’nde  mealen ifade edildiği üzere  7 yıllık bolluktan sonra 7 yıllık darlık, bir imtihan gereği olarak Hz.Âdem Aleyhisselâmdan kıyamet gününe kadar devam edecek bir kuraldır.

Bol günlerden geldik zor günler yaşıyoruz. Zor günleri kolayca atlatabilmemiz için daha çok mal , para mevki hırsından yüz çevirip birbirimize maddi ve manevi daha çok destek olmalıyız.


Son  günlerde yaşananlar ‘’ Suç samur kürk olsa kimse sırtına atmaz” atasözümüzü hatırlattı.   Sosyal medyada  bir sürü insan 2020 nin uğursuzluğundan bahseder olmuş. Nedense kimse yaşananlardan dolayı kendi payesini üzerine almıyor, sorgulamıyor.

Doğayla inatlaşmamızı, metropollerdeki kocaman binalarda konforlu evlerimizde, komşumuzu tanımayışımızı , kalabalıklar içindeki  büyük yalnızlığımızı sorgulamıyoruz.  Maddi zorluklar içindeki vatandaşlarımızın yoksulluğunu ve bizim bu feryadları duymayışlarımızı, kendi öz babaları  eşleri tarafından katledilen canlarımızın sebebini, kahrolası cehaletimizi sorgulamıyoruz. 

Tv de sosyal medyada birkaç gün konuşup unuttuğumuz  bütün bu yaşananların nedenlerini çözümlerini ve neden unuttuğumuzu sorgulamıyoruz. Şikayet ettiğimiz ne varsa çözümünü sorgulamıyoruz.

Bir türlü doymak bilmeyen nefsimizi bir gün öleceğimiz gerçeğini sorgulamıyoruz. Hep bir ötekileştirmedir gider olmuş. Kardeşçe geçinemediğimiz kahrolası Eylül sabahına uyandığımız günler unutulmuş. Çocuklarım aç, sesimi duyan var mı? çığlıklarını  hepimiz buradayız hepimiz kardeşiz diye cevaplandıracağımız, bilginin ve Liyakatın hakim olduğu, bilime önem verdiğimiz huzurlu günlerde yaşamak  dileğiyle 

Farkındalığımız bütüne şifa olsun. Muhabbetlerimle..

Rıza CEYLAN
Eğitimci /  Şair -Yazar


NLP Master Practitioner 



YORUMLAR

  • 0 Yorum